ÖNEMLİ OLAN RUH GÜZELLİĞİ DEĞİL Mİ?

Eyüp Salih
Tarih Mayıs 16, 2020, 7:56 pm
10 mins

Yalnız vücudun maddi ihtiyaçlarını gidermek veya nefsi tatmin etmek için her istek ve arzuyu yerine getirmekle kendine olan vazifesini tamamlamış olup olmadığını düşünebilse insan. İnsanın doğal olarak varlığını devam ettirmek için maddi olanaklardan el çekemez, onları kullanmaktan vazgeçemez. Ama şu bir gerçek ki insanın maddi yönü yanısıra bir de ruhu vardır.

Peki ya ruhun ihtiyaçlarına hiç kulak verdi mi?

İnsan, bedenine ve ruhuna gereken ilgiyi gösterebilirse, işte o zaman daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürmüş olur. Gereken ihtiyaçları gidermekte özen gösterilmezse, beden ve ruhun uyumlu vazifesini yerine getirmesi bozulursa, o zaman bedensel sıkıntılar yanısıra ruhsal sorunların artmasının önü açılmış olur. Her ne kadar maddi imkanlar refahlı ve eğlenceli bir hayat sunarsa, ruhun yaratacağı boşluk insanın yaşamını olumsuz etkiler, ruh bunalımlarına yol açar.

Her maddi imkana sahip olmasına rağmen bazen insan ruhunun karardığını, hiçbir şeyden mutluluk duymadığını, hiçbir şey içini ferehlatmadığını söyler.

Ruhun karardığının farkına varıyor mu insan?
Ruha zehir saçan nedir?

Ruhunun en derinliklerinden başlayarak ne kadar karardığını, içinde ne denli karanlık istekler beslediğini herhalde fark edebiliyor insan.

İnsan için, ruh temizliği esastır. Yalan söyleyen, hilekarlık yapan, insanları aldatan, zulmeden, haksızlık yapan, yardım etmeyen, büyüklük satan, yalnız kendi menfaatlerini düşünen bir kimse, ne kadar insan görülse de hakiki insan oluduğu sorgulanmalıdır.

Ruhun temizliği, düşüncelerin güzelliğine bağlı olduğu bir gerçektir. Güzel düşünen insan, ruhunu güzel şeylerle süsler. Kötü ve olumsuz düşünceler ise mutlaka ruhu karartır, bu da yüze de yansır.

Ruhumuzdan ne kadar uzaktayız?

Ruhun güzelliğidir insanlara faydalı olan!

Dış güzellik gelip geçicidir, bugün güzel olan şey yarın çirkinleşmeş olabilir. Her şey aslında kendi güzelliğiyle varlığını devam ediyor.

İnsanlar arasında sıkça kulanılan kelimeler, ruhum sıkılıyor, ruhsuz insan, karanlık ruhlu, ruhun doysun, ruhun ölmüş, ruh yorgunluğu, ruhunla hissetmek, ruhum doydu gibi sözler insanın ruh durumlarının önemine dikkatleri çekmektedir.

Dinamik bir hayat yaşayan insanoğlu çoğu kez vücudunun istirahat etmesine ihtiyaç duyduğu kadar mutlaka ruhun da dinlenmesine ihtiyaç vardır. Ama çoğuk kez insan, ruhunu istismar etmektedir. Ruhunu pek önemsemediği bir gerçektir.
Ey insan, ruhuna dön, ruhunla barış!

İnsanlar genelde her şeyin temiz olmasını ister, sahip olduğu nesnelerin temizliğine özel bir özen gösterir, fakat sahip olunan varlıkların bazen kirlenmesi kaçınılmazdır, bundan dolayı hem birey hem de toplum olarak giderilmesi için bazı çalışmalar kaçınılmaz olur. Ya ruhumuza aynı özeni gösteriyor muyuz? Kirlenen ruhumuzu nasıl temizleyeceğiz?

İlk önce ruhun kirlenmesini fark etmek önemlidir, çünkü bu kirlilik gözle görünen bir şey olmadığı için kendi duygu ve düşüncelerimize duyarlı olmamız ve yaşadığımız olumsuz duyguları fark edip tanımlayabilmek gerekir. Karamsar ve kötü düşüncelerden uzaklaşan insan mutlaka ruhun çökmesini engellemiş olur.

Ruhlarda oluşan, öfke, nefret, suçluluk, kibir, kıskanma, korku, üzüntü gibi olumsuz duyguları algılamak önemlidir. Ondan sonra olumsuz duygulara neden olan düşüncelerimizi ve düşünce biçimlerimizi bularak olumsuz duygu aşamalarını görerek yeniden analizini yapmak gereklidir. Ruhumuzun temizlenmesine yardımcı olacak kendi ilgi, görgü ve yeteneklere göre farklı temizleme yöntemleri kendine göre formülleri oluşturmaktır.

Ey insan, sırtına vurup bir aferin için, sahte bir alkış için, samimiyetsiz bir aşkolsun için, destekleyen bir çıkarcı için, sevdiğini söyleyen bir yalakacı için ruh cevherini sakın kirletme! Çok büyük bir değere sahip olan ruhunu ucuza satma!

Hayatın gayesi ve anlamı yalnız maddiyat olduğuna inananlar ve bu doğrultuda ömürlerini tüketenler nasıl da aldandıklarının farkına varabildiler mi?

Maddiyat açısından zenginleşenlerin ruhlarının fakirleştiğini hissedebildiler mi?

Ruh zenginliğine hiç önem vermeyen insanlığın ne hale düştüğü gözler önüne serilmedi mi?

Nesiller boyunca maddi zenginliği artırmak için ruh yoksunlarının nasıl da çaresiz kaldıkları görülmedi mi bu dünyada?

Milyonlarca insanın açlıktan öldüğü, sefalet içinde yaşadığı, kıtlıktan perişan olduğu bir dünyada tüketme hırısının, israfın ne boyutlara vardığını görmüyor mu insan?

Hiç ruhu sızlamıyor mu?

Söylenen sözlerin, bile bile uydurulan yalanların, göz göre göre aslı astarı olmayan hakaret içerikli konuşma ve yazıların, bile bile yapılan iftiraların, gerçek dışı suçlamaların, susulması gereken yerde ileri geri konuşmaların, konuşulması gereken durumlarda ise ağız açmamanın ruha yaptığı etkenden bi haber midir insan!

Sadi Şirazi: “İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak, konuşulacak yerde susmak!” olduğunu ifade etmiştir.

Hayatın anlamı, gayesi madde olan insan, ruha da önem vermediği takdirde doğal dengeyi sağlamamış olur. Ruhsal ve maddesel ortak alan dengelendiği zaman her şeyin gerçeği anlaşılmış olur.

Vücudun maddi ihtiyaçlarını gidermek için nasıl ki gıdalara ihtiyaç varsa ruhu da gıdalarından mahrum etmek yani aç bırakmak bazı olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. Beden gereken besini almadığında nasıl isyan sinyalleri verirse, ruha vakit ayırmamaktan besinsiz kaldığında o da isyan sinyalleri vermektedir.

İnsan, ruhuna ilgisizliğin bedelini ödüyor!

Hz. Mevlana’nın sözüne kulak vermekte fayda vardır: “Her gün kuruntu ve hayallerle, kar ve zarar düşüncesiyle meşgul oluruz. Bundan dolayı ruhun ne temizliği kalır, ne neşesi, ne letafeti ve nuru, ne de göklere çıkacak yolu!”

Keşke insanoğlu biraz kulak verse insan ruhuna ve ihtiyaçlarına… Onun da isteklerini dinlese…

Antik Yunan filozofu Aristoteles: Ruhun güzelliği, bedenin güzelliği kadar kolaylıkla görünmez.

İnsan unutmamalıdır ki, güzel şeyler düşünüp iyi işler yapan insanın ruhu sürekli gelişir. Ruhunda güçlü yönlerini daha güçlendirmek, zayıf yönlerini, kötü huylarını düzeltmekle ruhunda kaliteli değişim gerçekleştiren kişinin mutlaka ruhu güzelleşir ve ruhun ışığı yüze yansıyor.

Ne olurdu insanlık Hz. Mevlana’nın bu sözünü dikkate alsa: “Ruh, bedensiz bir iş yapamaz. Beden de ruhsuz olunca soğur, donar. Bedenin meydandadır, fakat ruhun gizlidir. Alemdeki bütün işler, sebepler, birbirine zıt bu iki varlığın birleşmesi ile düzene girer.”

Ne mutlu kötü huylarını düzelterek ruhunda kaliteli bir değişim gerçekleştirebilenlere!

3 Comments to: ÖNEMLİ OLAN RUH GÜZELLİĞİ DEĞİL Mİ?

  1. Avatar

    Afrim

    Mayıs 16th, 2020

    muhteşem ruh rahatlatıcı bir yazı, eline , fikrine ve beynine sağlık Eyüp ağbicim

    Cevapla
  2. Avatar

    İbrahim Aydoğan

    Mayıs 16th, 2020

    Gönlüne ve kalemine sağlık Rabbim daha. Nice gözle şeyler yazmak nasip etsin hürmetler

    Cevapla

Yorumlar

  • (not be published)