CAMİ VE ÇARŞI KÜLTÜR VE EKONOMİ GİBİ AYRILMAZ BİR BÜTÜNDÜR

Prof. Dr. Nazif Gürdoğan
Tarih Mayıs 01, 2019, 12:46 pm
4 mins

Kutlu şehirlerden yola çıkan iyilik yolcuları, geçtikleri şehirlerden katılımlarla, dünyayı camilerle ve çarşılarla donatmaya devam etmektedirler. Onlar gönüllerle birlikte, çarşıların kazanılmasına ülkelerin kazanılmasından, daha çok önem verdikleri için, gittikleri her coğrafyada dostlukla karşılanmışlardır. Onların fetihleri Moğolların işgalleri, Haçlıların savaşları gibi, dehşet ve korku değil, ümit ve güven vermiştir.
*
Tarih boyunca toplumları, korkuları ve düşmanlıkları ateşleyenler değil, sevgileri ve dostlukları çoğaltanlar değiştirmiştir. Türkler sevgileri camilerde, dostlukları da çarşılarda büyütmüşlerdir. Toplumlarda korkuların ve düşmanlıkların önüne, camilerle çarşılar arasına el birliği köprüleri kuranlar geçerler. Camiler ve çarşılar arasındaki dayanışmayı, tüketmenin değil üretmenin, el açmanın değil el açılmanın coşkusunu duyanlar gerçekleştirirler.

Dünyanın her yerinde bir toplumu başarılı kılanlar, çarşılarını insanların ihtiyaçlarını karşılayan ürünlerle doldurmasını bilen üreticilerdir. Nasıl bir dükkanla çarşı olmazsa, bir üreticiyle de güçlü ekonomi olmaz. Dükkanlar çarşılara, üreticiler de ekonomilere canlılık kazandırırlar. Güçlü ekonomiler, az sayıdaki büyük üreticilerle değil, üreticilik sevgisini canlı tutan, üretmenin çoşkusunu duyan, çok sayıda yüz binlerce küçük üreticicilerle inşa edilir.
*
Dünyayı bir hilal gibi kuşatan, iyilik ve güzellik yolcularının başarısında, kazanmak için kazandırmanın öncüsü olan üreticilerin büyük payları vardır. Onlar çarşılarda ve camilerde, en büyük sermayenin dürüstlük olduğunu bilirler. Çarşılarda insanları aldatanlara hiçbir zaman yer yoktur. Çarşılarda her şey kimsenin kimseyi aldatmaması için, gün ışığında herkesin gördüğü,kusurların gizlenmediği ortamlarda alınırlar ve satılırlar.


Camilerin ve çarşıların yollarını birbirinden aşılmaz sınırlarla ayıran toplumlar, üretim kültürünü zenginleştiremezler. Üretim kültürü kaynaklarını paylaşmasını bilen toplumlarda yeni açılımlar kazanır. Üretim kültürünü zenginleştiremeyen toplumlarda, yoksulluklarınn ve bulamadığın yolsuzlukların üstesinden kimse gelemez. Üreten el olmasını bilenler, kültürel ve ekonomik zenginliğin toplumun bütün kesimlerine yayılmasını hızlandırırlar.
*
Çarşılarda alışverişin bin bir renkli çiçeğinin açması için, üreticilerin tüketici, tüketicilerin üretici olduğu, kimsenin tüketmek istemediği ürünleri üretmemesi, çok büyük önem taşımaktadır. Bunun hem üreticilerin hem de tüketicilerin, camilerle çarşıları altın oranda bütünleştirmeleri gerekir. Yıldan yıla yeni boyutlar kazanan, üretim ve tüketim kültünün mimarları kendisi için istediklerini başkaları için de isteyenler olacaktır.


Çarşılarda ve camilerde kuram ve uygulama, birbirleriyle iç içedir, birbirlerinden ayrılmazlar.


Alıcılarını aldatan üreticiler, tüketicisi oldukları tarafından aldatılırlar.


Ekonomide üreticilik ve tüketicilik hem fırsattır hem tehdittir.

Yorumlar

  • (not be published)