Ekonomik Gerçekler!

Yabende
Tarih Mart 12, 2019, 1:40 pm
6 mins

Kapıldık gidiyoruz ithalat rüzgarına… Lakin bu bize ne fayda sağlamakta?

Son günlerdeki ekonomik gelişmeler arasında büyüme rakamları ve patates ithalatı yer almakta. Ithal edilen patateslerin piyasaya yakın zamanda sürüleceği konuşuluyor. Bu seçenek yükselen fiyatlara çözüm olarak sunuluyor. Peki ithalat hangi durumlar da çözüm olur? Eğer ülkedeki şartlar bir ürünü yetiştirmede elverişli değilse, iklim ve toprak bakımından o ürün yetişmiyorsa o ürün ithal edilebilir ki günümüzde artık modern yöntemlerle bu imkansızlık da aşılmış vaziyette. Peki biz, Türkiye olarak ithalatı neye çözüm olarak görüyoruz?

Fiyatları düşürme de!

Ithalat ile görünüşte fiyatları aşağıya çekiyoruz. Amma velakin geleceği tehlikeye atıyoruz. Acaba bunun farkında mıyız?
Fırsatçılar pazarda kol geziyor. Işlerine geldiği gibi fiyatlar üzerinde oynama yaparak fayiş fiyatlamalarla olağanüstü kar elde ediyor.
Bir bakıyoruz, piyasaya pirinç az sürülüyor. Depolanarak fiyatın artması sağlanıyor. Bir bakıyoruz, patates, soğan üzerinden aynı yöntem yürütülüyor.
Fındık, Çay ve daha bir çok ürün… Ete hiç gelmiyorum bile. Hele balık et ile yarışır vaziyette.

Ithalat ile kısa zamanlı çözümler üretiliyor. Lakin bu sadece günü kurtarmaktan öteye gitmediği gibi çiftçiye de zarar veriyor.
Uzun vadede bir çok çiftci tarımdan ve hayvancılıktan uzaklaşıyor. Araziler boş kalıyor. Mallar satılmadığı için zebil oluyor.

Ama olsun vur ithalata… Çözüm orada mı???

Devletin bu duruma el atması şart. Piyasaya girmesi şart. Lakin ithalatla değil. ÜRETİMLE!!!

Devlet tarım arazilerini eline alacak ve çiftçiye işletecek. Hayvancılığı ele alacak ve hayvan yetiştiriciliğini arttıracak. Öyle işletmeler kuracak ki hem sağlıklı hem yerli üretim sağlanacak hem de istihdamı arttıracak.
Fırsatçıları pazarlardan ayıklayacak hem de yüklü cezalarla bedel ödetecek, sözle değil!
Eti, balığı, patatesi, soğanı, fındığı, çayı, pirinci ve bir çok tahıl, sebze, meyve ve et-balık ürünlerini en kaliteli şekilde üretimini devlet yapacak.
Piyasaya da aynı kalitede üretecek işletmeleri alacak.
Serbest piyasayı devlet oluşturacak, denetim ve kontrolle!
Sadece ihracat için 1. kalitede ürün, halka ise 4.kalite ürün olmayacak.
Önce halkımız 1. kalitede tüketecek.

Yerli tohumun desteklenerek teşviklerle üretimi ve kullanımının arttırılması lazım.
Modern tarım yöntemlerinin geliştirilmesi lazım.
Ilaçlamalara özen gösterilerek kontrol altına alınması lazım. Böylece artan kanser ve daha bir çok ölümcül hastalığın sayısını düşürmüş ve önüne geçmiş oluruz.
Türkiye tarım ve hayvancılık ülkesi olarak yeniden şahlandırıması lazım.


Büyüme rakamlarına bakıyoruz.
Hangi sektörlerde gelişme sağlanmış. Sadece hizmet sektöründe. Inşaata o kadar önem verilmesine rağmen eksilerde büyüme oranı.
Tarım ve sanayi aşağılarda. Büyüme yüzde 1’lerde.
Büyüme rakamları ile övünmeyi bırakalım da gerçekleri görelim.
Tarım şaha kaldırıldı mı?
Hayvancılık gelişti mi?
Ülkedeki vatandaşlar 1. kalite ürünü ucuz fiyattan tüketiyor mu?
Et ve balık tüketimini haftada bir kez ülkedeki her birey yiyebiliyor mu?
Yerli tohumla mı üretiliyor bu ürünler?
Sanayileşme ne durumda?
Sanayideki üretim %100 yerli mi?
Ara mal ithalatını bırakıp üretime geçtik mi?
Ham madde ithalatı yerine biz işleyip satabiliyor muyuz?
Bu yönde işletme ve fabrikalar kurulabilindi mi?
Piyasa manipülasyonlarına açık ve kaygan ekonomimiz sağlam zemine oturtulabilindi mi?
Bölgelerarası gelişim ve istihdam farkı kapatılabilindi mi?

Biz Başkanlık Sisteminden bunları da bekliyoruz!!!
Milletin gırtlağına oturmuş sülüklerin temizlenmesini ve artık refah, kalkınma eşliğinde büyümenin sağlanmasını istiyoruz.
Liyakat sistemine gore bir düzen ve ehil olanları iş başında görmek istiyoruz.
Adaletin hakkıyla yerine getirip hatır, yakınlık, çıkar ilişkilerinin önüne geçmesini istiyoruz.
Bunu sağlamak zor ve güç lakin millet yetki verdiyse sağlanmalı!

Artık 20 yıl öncesi Türkiye ile karşılaştırma yapılıp o yıllara göre ilerideyiz kandırmalarını bırakalım.
Bu bizi ileriye götürmez.
Biz çağın ne kadar ilerisindeyiz? Bizi ileriye götürecek atılımlar neler?
Işte bu sorular üzerine çalışmalar bizi geleceğe sağlam adımlarla yürütür. 20 yıl öncesiyle yarışmak değil!

Nazlı Yayıntaş

Yorumlar

  • (not be published)