Modern Camiler

Yasemin Demircioğlu
Posted on Haziran 02, 2018, 12:21 am
4 mins

Kuran-ı Kerim’de, ibadet mekanının ismi  cami olarak geçmez ve mimarisinin nasıl olması gerektiği hakkında bilgi yoktur.  Daha çok secde yapılan yer anlamına gelen “mescid” kelimesi kullanılır.  Türklerin İslamiyetle tanışmasından sonra mimari  gelişim gösteren camiler Mimar Sinan’la birlikte  anıtsal nitelik kazanmıştır. İlk dönem camileri kubbesizdir ve değişmez elemanları  mihrap, minber ve minaredir ki teknolojiyle beraber işlevini yitiren bir eleman olmuştur. Selçuklu ve Osmanlı Camileri kendi yüzyılları içinde dahi birbirini tekrar etmemiş her usta her mimar eserine özgünlük katacak yeni arayışlar içinde olmuştur.

Ecdadımız bu kadar özgün eserler vermişken günümüzde yapılan camilerin büyük bir kısmının hala klasik dönem 16. yüzyıl camilerini taklit etttiğini görmek düşündürücü. Şükür ki az da olsa özgün ve modern eserler de veriliyor.

21.yüzyılın gelişen teknolojisi ve anlayışıyla beraber “Modern Cami” anlayışı ortaya çıkmıştır. Akla ilk olarak kubbesiz, minaresiz camiler gelse de geleneksel elemanların özgün ve modern yorumuyla karşılaşıyoruz. Pakistan’dan Fas’a İspanya’dan Fransa’ya kadar her coğrafyada camiler kendi kültürlerine göre bir mimari geliştirmiş. Benim bahsetmek istediğim cami ülkemizden, planıyla ödül almış olan; Sancaklar Camisi.

“Emre Arolat Mimarlık”ın Sancaklar Cami projesi, Birleşik Krallık Mimarlar Enstitüsü’nün seçtiği en iyi 20 yapı arasına girdi.

2011 yılında başlayan proje 2013 yılında tamamlanmış çevredeki “kapalı site” (gated community) konumundaki yapılardan hayli yoğun kullanımı olan bir otoyol ile ayrılan, kırsal bir alanda yer alıyor. Selçuklu ve Osmanlı eserlerinden ayrılan, sadeliği ile dikkat çeken cami ; 7400 m2lik alanda yer alıyor, kapalı alanı 1200 m2 olup 650 kişinin ibadet edebileceği büyüklükte.  Hira mağarasından esinlenerek yapılan cami de sadelik ve sükunet adına aydınlatma konulmamış sadece gün ışığından faydalanılıyor. Dışarıdan bakıldığında camiye benzetmenin güç olduğu caminin sade, kübik bir minaresi bulunuyor…​ Eser aynı zamanda bir külliye mantığıyla inşa edilmiş, arka kısmında yer alan kütüphanede özellikle dini konularda yüksek lisans, doktora yapanlar için bir kütüphane de inşa edilerek yaşayan bir ibadethane konumuna getirilmiş.

Caminin üst avlusundaki parkın etrafını çevreleyen yüksek duvarlar, dışardaki karmaşık dünya ile kamusal parkın huzurlu atmosferi arasındaki belirgin sınırı vurguluyor. Parktan dışarı uzanan uzun saçak ise dışardan algılanan tek mimari unsur olarak beliriyor. Bu saçağın altında yer alan yapıya parkın içinden geçen üst avludaki bir yol ile erişilebiliyor. Arazide ilerleyip, tepeden aşağıya inerek duvarlar arasından camiye girince, dışarıdaki dünya tamamen geride bırakılıyor ve yapı tamamiyle içine dönük bir hal alıyor.

Modern yorumlar sadece işadamlarınca değil Diyanet ve siyasiler tarafından da finanse edilmeli. TBMM Cami, Şakirin Cami, Sancaklar Cami birer adımdır. Mimarlarımız desteklenerek  şekil olarak değil ancak etki olarak 21. yüzyılın Divriğilerini, Süleymaniyelerini,Selimiyelerini inşa etmelidir.

Yorumlar

  • (not be published)