Aşkla Büyüyelim Küçük Dünyamızdan…

Tuğçe Kanar
Tarih Mart 10, 2018, 1:32 am
3 mins

Bizler sadece birer yolcuyuz. Her birimiz kendi yaşam serüvenimizde içsel bir yolculuk ediyoruz. Yaşamı hayata çevirmeye çalışarak maceralar yaşıyoruz. Ama bu seferin içsel bir yolculuk olması, sadece kapalı bir zihin dünyası içinde kendine fayda eden bir bencillikte asla olmamalı. Öyleki bu dünya yaşamında olmak demek insanlığa hizmet demek. Her bir bilgi kırıntısı hizmet edebilmeye vesile olmalı. Yoksa ne bu dünyada olmanın bir anlamı var ne de insanların topluluklar halinde yaşamasının. İşte bu sebeple İslam tasavvufu tecrit edici ve köşesine çekilen derviş tipine yabancıdır. Bu tipleme günümüz dünyasının yarattığı bir şeydir. Gelenekte bu yoktur. Aksine hizmet eden dervişler toprağı mamur eder, ıssız yerleri ihya eder ve daha nicesi…

İşte bizler de böylesi bir hizmet aşkıyla çıkmalıyız yola… Bu aşk günümüzde gerçeğimiz, gecemizde düşümüz olmalı. Hep daha iyi hep daha fazla… Aşk ile kuşanmış bir çaba… Hizmet…  İnsanlığa ve tüm aleme…

Bölmeden, parçalamadan, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden… Çünkü Allah’a giden yollar yaratılmışların nefesi sayısıncadır, bunu akletmek gerek. Her nefes farklı bir meşreptir. Çünkü her birimizde Hakk’ın farklı bir güzelliği vardir. Nitekim Peygamberimiz Hz. Ali’ye farklı Hz. Ebu Bekir’e farklı bir zikir telkininde bulunmuşlardır. Şimdi kim diyebilir biri doğru biri yanlıştır. Her ikisinin de kaynağı Hz. Peygamber değil midir?

Ama yok! Biz bayılırız ayırmaya ötekileştirmeye. Sadece ben doğruyum herkes yanlış. Benim inancım, benim bakış açım, benim yaşam tarzım…

Ne kadar çok ben dediğimizi fark etmiyoruz bile. Hele bu ben’lerin esiri olduğumuzun hatta onları putlaştırdığımızın ayrımına asla varmıyoruz. Ama hepimiz La ilahe illallah diyoruz. Allah’tan başka ilah yok derken bir yandan da kendimize ilahlar ediniyoruz. Ben putu en büyüğü değil mi? Dünyada milyarlarca insan ve türlü türlü mahlûkat varken kendimizi dünyanın merkezinde görüyoruz. Herkes için dünya kendi etrafında dönüyor. Küçük dünyalarımıza hapis bir şekilde yaşıyoruz. Bu ben merkezcilik yüzünden en iyi, en doğru, en güzel sadece kendimizde zannediyoruz. Ama bu sadece bir zan. Herkes o küçük dünyasından büyüse ve birbirini içine alsa farklılıklardaki ortaklığı görse mutluluk ilk önce o kişiyi bulacaktır. Ve bir kişinin mutluluğu tüm alemi etkiler.

Yorumlar

  • (not be published)