ÇİLE

Suat Çıracı
Tarih Şubat 28, 2018, 12:57 pm
4 mins

“Bitti” dediğin ân’da, İnsan Hayy-at bahçesinde tomurcuğunu çatlatır. Fidan olmaya doğru yol alır. Orada artık mutsuzluk, tedirginlik, telaş onu etkilemez; çünkü bitti dediğin ân’da durduğunu zannettiğin her şey YENİDEN YEPYENİ GÜZELLİKLER ile başlar.

Başlangıcın sonunu düşünmeden “baş” ile bir başlar. Bitirmeden az evvel olmazların içinde boğulurken Rahmani olan nefes alıp verme döngüsü ile canı koruma altına alan Rahimi bir fısıldayış… O ân daralan kalbimde ki fısıltının etkisi ile Cân kulağıma gelen o sesler… “Allah seninle”, “Sen’i Çok Seviyorum”…

Üzerine çizgi çektiğim hayallerime yeniden bakıp dayanamıyorum, silgiyi alıyorum. Ne çizgi ne de hayal bırakacak şekilde hepsini siliyorum.

Basit bir hayalin eseri değilim ki… Düşüncelerimi korkak büyütmüyorum; korkuya meydan oluyorum ve okuyorum. Önce oluyorum çünkü meydanın ta kendisiyim. Sonra okuyorum çünkü kendimde olmayan korku diye adlandırdığım sadece bir kuru gürültü…

Sana başka türlü halimi nasıl anlatabilirim ki; inan bilmiyorum.

Mesela bir kuşun kanatları kırıldı diye ölmez lakin kanatları kırıldığı için kahrından ölür ya… İşte o kahır beni SEN ile bağlayan… Derman…

Ölürsem, düşündükçe zenginim…

Ucu bucağı olmayan engebeli yollar ile sırat-ı müstakim olan bir yol ayrımında ellerinden bırakmamacasına tutuyorum.

Yürüdüğümü sandığım için dönüşlerin ve engebelerin farkında değilim. Çünkü sımsıkı tuttuğum ellerin sıcaklığı ile “irem” kokun sarıyor avucunun içine sığan bedenimi.

Nutku ilahin içime ilmik ilmik işlenirken sabır ile yoğrulurum. Ve sevmeyi, Aşk’ı geçici olan, bir gün solduğunda toprak olarak gidecek olan bedende ararken duyduğum bir ismin O’nun esintisini yüreğime su olarak serpen Aziz olan Nazar’ında kendime şah olandan daha yakın da buldum. Ömüre yayılacak bir kıyami duruş, bir nefes, bir secde yahut bir kapının eşiğinde durmak Vedûd sevdayı Kadîr kuvvetin olmadan o huşuyu bir berg gibi savrulsam da nasıl hissettirirsin…

Sıkışmış belki de kilitli olan kapıların anahtarını gönlüme verdiğin SEVGİ anahtarın ile emanetin bir ömür Sen ile kaim olsun.

Olmak değil gayem… Ol’uşun içinde kendimde SEN ile bütün olmak. Kaynamak… Kaynaşmak…

Tesbihin taneleri gibi bir’inden bir diğer bir’e geçerken en son imametliğinde durmak, beklemek telaş etmeden, kaygıya kapılmadan sükût etmek… Lakin SEN düşüncelerinin devranındaki ilk hareketi ile bir etkileşimsin parmak uçlarımda… Karıncalanma gibi lakin değil; derinin dışına çıkmak isteyen bir dikenin batması gibi… Nefes alırken soluğum değişiyor. Tevhid dağının zirvesine doğru bir yolculuk… Lakin her bir adım ile Fâtiha’nın içine doğru bir nüfus…

Ya Fettah ile ardı arkası kesilmiyor kapıların… Yokluğun içine içine her açılan kapıdan içeriye giriş ile birlikte bir başka diyar, bir başka belde, terk ile kaim…

Bir Onceki Yazi

SEVGİSİZ OLMAZ

Bir Sonraki Yazi

Bir NAZAR Uğruna

Yorumlar

  • (not be published)