Tükeniş…

Çağatay Karagöz
Tarih Kasım 05, 2017, 12:35 am
6 mins

Sezon başından beri takip ediyorum Fenerbahçe’yi. Hazırlık maçlarını bile takip ettim. İzlenimlerde hep olumlu yöndeydi. Sadece tek eksiği 3. bölgede oyuncuların fazla topla buluşamaması dedik. Bunun sebebi de 10 numara pozisyonunda futbolcu eksikliği dedik. O bölgeye oyuncu da geldi. Bakıyorsun sonuç aynı. Hatta Vardar faciasından sonra bile görüşlerim hep olumlu yöndeydi. Çünkü hoca eski de olsa kadro yeni.

11 hafta geçti ve toplanan puan 16. Fenerbahçe gibi büyük bir kulüp orta sıralara kadar geriledi. Bunun hiçbir şekilde açıklanacak bir yanı yok. Eleştirilere en tepeden başlayalım:

Geçen sezon Advocaat’ı takıma küstüren şey yönetimin tavrıdır. Advocaat çok disiplinli bir hoca. Kendi disiplin kurallarına uymayan oyuncuları takımdan ayıkladı. Emenike ve van der Wiel’i kadro dışı bıraktı. Yönetimin baskısıyla da tekrar kadroya aldı. Veya almak zorunda kaldı. Bir takımda sen oyuncuyu teknik direktörün önüne koyarsan o zaman hoca da küser, oyuncu da hocanın tepesine çıkar. Peki Kocaman dönemine girildiğinde bu iki oyuncunun akıbeti ne oldu? En kısa zamanda zarar bile yapılsa başka kulüplere gönderildiler. Bütün transferler sezon sonu bitecek dendi. Ancak sezon sonu gelen sadece iki oyuncu vardı (Valbuena ve Dirar). Mehmet Ekici ile zaten sezon içinde anlaşılmıştı. Sadece eski kulübüyle olan sözleşmesinin bitmesi bekleniyordu. Yani yeni hoca gelene kadar takım sözde oturacaktı. Ne oldu? Fiyasko!

Gelelim Aykut Kocaman’a… Dikkat ederseniz Valbuena ne zaman formda ise takım şaha kalkıyor. Valbuena kötüyse veya oyundan alındıysa takım darmadağın oluyor. Bunun anlamı şudur: Hocanın Valbuena üzerinden kurduğu taktikten vazgeçememesi. Zaten bazen bireysel de oynasa Valbuena çoğu maçta oyunu kurup yön veriyor Fenerbahçe’de. Mahalle takımının abisi gibi diyelim. Onun ayarında veya klasında başka bir oyuncu da olmayınca takım haliyle geriliyor.

10 numara pozisyonunda oynayan oyuncuların farklı farklı karakterleri vardır. Kimi koşmaz, oyun kurar, önündeki oyuncuyu pasla besler, etkili serbest vuruşlar kullanır veya koşar, uzaktan şut çeker, klas çalımlar atar vs. İşte Fenerbahçe’de Diego’dan Alex performansı gelmediği için takımdan gitti. Şimdi ise Brezilya’da döktürüyor adam. Yani 2 sene o adamdan yanlış faydalanıldı. Tek olumlu işi de Pereira zamanında Fernandao’yu etkili asistlerle beslemesi oldu. Benim yaşımdakiler bilir. Bir Okocha vardı mesela. Adam tazı gibi koşar, frikikleri Hooijdonk gibidir falan. Yani o dönemki hoca o adamı etkili bir şekilde kullanabildi. Bunu bizler de gördük. Şimdi ise hala daha Alex kafası devam ediyor. Ya hu kardeşim Alex de herkes gibi bir insan. 10 numarada oynuyor diye herkes ona benzemek zorunda mı?

Takdir etmek gerekir ki Aykut Kocaman bu akşamki puan kaybında sakatlıklara bahane bulmadı. İlla ki oyuncuların da suçu vardır. Ancak basın toplantısında tüm suçlamaları üzerine alarak istifa sinyalini de verdi.

Şimdi sorulacak soru şu: Kocaman giderse yerine kim gelecek? Alternatif aday belirlemek çok güç. Çünkü sezonun ortasına girmedik daha. Peki hoca giderse yönetim taraftarın karşısına nasıl çıkacak? Hazır Milli maç arasına girmişken yönetim de istifa etse ve yeni yönetim kurulsa ne güzel olur değil mi? Sayın Aziz Yıldırım da Aykut Hoca gibi biz başaramadık çekiliyoruz dese. Keşke yapabilseler.

Haftalardır bağırıyoruz. Nabil Dirar’dan sağ açık oyuncusu olmaz diye. Şimdi sağ açık için oyuncu bakılıyormuş. E senin elindeki oyuncuları kullanamadın. Volkan Şen’i serbest bıraktın; Stoch’u da gönderdin. Niçin? Dirar oynasın diye. Stoch’un ölü hali bile Dirar’ın performansından iyidir. Bunu söylüyorum.

Oyuncu değişimi her zaman taktik değişimi anlamına gelmiyor. Jenssen iki haftadır bitik bir halde. Niçin Soldado ile başlanmıyor? Ya da belli bir süreden sonra bu oyuncudan faydalanılmıyor? Ve dahası… Bu kadar rezalet sonuçlar alındıktan sonra siz 25 milyon Fenerbahçe taraftarının hayallerini nasıl olur da yıkarsınız?

Yorumlar

  • (not be published)