Prof. Dr. F. Beylü Dikeçligil

Prof Dr. Levent Bayraktar

Dr. Hayati Bice

Mustafa Özçelik

Öğr. Gör. Mehmet Veysi Dörtbudak

Mahmut Dipşar

Sühendan Erdin

Eyüp Salih

Ali Rıza Bayzan

Dr. Mesut Subak

Alerji
Yabende

Zeynep Hüseyin

Çarmıh
Yabende

Selma Medeni

Nazlı Yayıntaş

Fatih Demircioğlu

Tuğçe Kanar

Sinem Dilara Çimdiker

Özge Albayrak

Giray Karagöz

Gülşah Erbiçer

Suat Çıracı

İlim İrfan Çimdiker

Hasancan Albayrak

Ali Dervent

Çağatay Karagöz

Nadir Çıracı

Vildan Uzel

Sosyal Medya

Gündem

0 view 4 mins
Yabende

Erken seçim kararının 24 Haziran olarak duyurulmasının sonrasında CHP’den cumhurbaşkanlığına aday açıklaması geldi.

CHP’den sürpriz bir isim adaylık açıklaması yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu duyurarak “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmaması halinde cumhurbaşkanlığına adayım” dedi.

Yılmaz yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Milli iradeye komplo kurulmasına izin vermeyiz, Genel Başkanımıza da düşüncelerimi açtım. Genel Başkanımızın aday olması durumunda kendisini sonsuz destekleyeceğim. Aday olmaması halinde ve partimizin ilgili organlarının bu görevi bana tevdi etmesi halinde adayım. Artık kenardan aday olunmaz, tavşan aday olunmaz. Burası er meydanıdır. Bunu olabilecek insanların ortaya çıkması gerekiyor. Kimseden korkum yok, veremeyecek tek bir hesabım yok. Ben CHP önünde boynumun bükük olmasını istemiyorum. Ağlamak istemiyorum. 25 Haziran’da yeni bir yaza uyanmak istiyorum.”

Öztürk Yılmaz, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “Muhalefetin uygulayacağı strateji çok önemli ben de bu strateji de yer almak istiyorum. Mesele millet, ülke meselesi. Türkiye zor bir durumda. Bir komplo ile karşı karşıya. Bir çıkış lazım. Ayaklarımıza vurulan bu prangaları söküp atmamız lazım. Erken seçim kararından sonra bir başka tezgah daha tezgahlanıyor. Medya ve sözüm ona bazı kanat önderleri CHP’nin adayını da kendileri belirlemek istiyorlar. Bu bir komplodur bunu boşa çıkarmamız lazım. Sayın Genel Başkana düşüncelerimi açtım. Genel Başkanımızın aday olması durumunda kendisini sonsuz destekleyeceğim. Aday olmaması halinde ve partimizin ilgili organlarının bu görevi bana tevdi etmesi halinde adayım. Milli iradeye komplo kurulmasına izin vermeyiz, Genel Başkanımıza da düşüncelerimi açtım. Genel Başkan aday olmadığı taktirde adayım. Artık kenardan aday olunmaz, tavşan aday olunmaz. Burası er meydanıdır. Bunu olabilecek insanların ortaya çıkması gerekiyor. Kimseden korkum yok, veremeyecek tek bir hesabım…

Gündem Analiz

0 view 6 mins
Yabende

MHP’nin kurucu lideri “Başbuğ” Alparslan Türkeş’in vefatının ardından 6 Temmuz 1997’deki kurultayda MHP genel başkanlığına seçilen Devlet Bahçeli, 20 yılı aşan liderliğinde önemli kararlara damga vurdu.

Bahçeli 20 yıllık süreçte devlet adamlığını konuşturarak kriz dönemlerini dirayetle ve cesaret önemli kararlar alarak Türkiye’nin kurtulmasına yardımcı oldu. Bahçeli, gerek erken seçim çıkışlarıyla gerekse siyasi ve ekonomik krizlerde çözüm üreten tavrıyla vatanına ve milletine hizmet etme şiarıyla hareket ettiğini yıllardır ispatlamaktadır. İşte Bahçeli’nin önemli dönemlerde kritik teşkil eden adımları:

1.3 KASIM 2002 SEÇİMLERİ

Bahçeli, 1999’da MHP liderliğinde girdiği ilk genel seçimde DSP’nin ardından en çok oy alan ikinci parti olarak Meclis’e girmeyi başarmıştı. Bahçeli, Bülent Ecevit’in başbakanlığında kurulan hükümete, Mesut Yılmaz’ın Anavatan Partisi ile birlikte ortak olmuştu. 57. Hükümet, 28 Mayıs 1999’da göreve başlamasından 3 ay sonra 17 Ağustos 1999’da gerçekleşen tarihimizin en acı depremlerinden birinin yaralarını sarmaya çalıştı. 19 Şubat 2001’deki “anayasa kitapçığının fırlatılması” sonrası başlayan siyasi kriz, hükümet ile ilgili tartışmaları büyüttü. Koalisyon ortağı Bahçeli, bu ortamda erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledi. 3 Kasım 2002’de yapılmasına karar verilen seçim ile Türkiye’nin AK Partili yılları da başladı.

2.7 HAZİRAN 2015 SEÇİMLERİ

Kuruluşundan bu yana girdiği seçimlerden tek başına iktidarı elde edebilecek oyu alan AK Parti, 7 Haziran 2015’teki seçimde bu orana ulaşamadı. Bahçeli, seçimin ardından yaptığı ilk açıklamalarda hiçbir koalisyonun içinde yer almayacağı mesajını vererek yeni bir seçime işaret etti. Koalisyon görüşmelerinde de bir netice alınamayınca Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığında kurulan geçici hükümet ile 1 Kasım 2015’teki seçimlere gidildi.

3.15 TEMMUZ VE YENİKAPI RUHU

15 Temmuz’da girişilen hain FETÖ’nün darbe girişimine yönelik milli iradeden yana tavır aldı ve FETÖ ile mücadelede her türlü desteği…

Dünya

0 view 2 mins
Yabende

NATO Genel Sekreterei Stoltenberg, basın toplantısı esnasında Yunan muhabirin Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliği hatırlatması üzerine, ‘iki ülke iyi geçinmeli, bizim müdahalemiz fayda etmez’ dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Hollanda Parlamentosu Dışişleri Bakanlığı komisyon toplantısında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Teröre karşı verdiği mücadeleye dikkati çekerek Türkiye’ye anlayış gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Stoltenberg, “Hiçbir NATO ülkesinin bu kadar terör saldırısıyla mücadele etmediğini unutmamamız gerekir. Beğensek de beğenmesek de Türkiye NATO sınırlarını korumada kilit rol oynuyor. Türkiye çok önemli bir müttefikimizdir.” ifadesini kullandı.

Buradaki toplantının ardından Başbakanlık konutunda Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile basın toplantısı düzenleyen Stoltenberg, NATO’nun, Duma’da yaşanan kimyasal saldırı sonrasında ABD’nin İngiltere ve  Fransa ile Suriye’ye yönelik düzenlediği hava operasyonu desteklediğini ve kimyasal silahların kullanılmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Stoltenberg, Yunan muhabirin, Türkiye ile Yunanistan arasındaki yaşanan gerginlik hakkında ne düşündüğüne yönelik sorusunu da şöyle cevapladı:

“İki ülke de değerli müttefiktir. Komşu olarak aralarında görüşerek iyi geçinmeleri gerekir. Kendi aralarında görüşmelerine sevindim. NATO olarak duruma müdahale etmemiz fayda etmez. Sorunlarını kendi aralarında çözmeleri gerekir.”

Dünya Analiz

0 view 5 mins
Yabende

Kuzey Irak’taki Kürt yönetiminin bağımsızlık referandumunun yarattığı siyasi krizin sürdüğü Ekim ayında Bağdat’taki merkezi hükümet nezdindeki petrol bakanlığına bir mektup ulaştı. Mektup, Rusya’nın petrol şirketi Rosneft’in başındaki isim Igor Seçin’in imzasını taşıyordu.

Bir kopyası Reuters haber ajansı tarafından görülen bu mektupta Seçin, Bağdat yönetimini, Rosneft’in ülkenin güneyindeki petrol sahalatının geliştirilmesi yönündeki teklifi konusunda “yapıcı bir tutum ve ilgi göstermemekle” eleştiriyordu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en yakınındaki isimlerden Seçin, aynı mektupta “stratejik işbirliğini genişletme konusuna daha ilgili yaklaşan” Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile iş yapmayı tercih edeceklerini de söylüyordu.

Geçmişte Kürt haklarına ve bağımsızlık çabalarına sempatiyle yaklaşan ABD ve Avrupa Birliği (AB) gibi küresel güçler, Irak merkezi yönetiminin ülkenin tamamına yönelik egemenlik haklarını tanımaya devam edecekleri garantisi veriyordu.

Ancak, bu tarz bir garanti ya da söylem Seçin’in mektubunda yer almıyordu. Rosneft, Irak merkezi yönetimine tepki olarak Kürdistan bölgesine milyarlarca dolarlık yatırım sözü veriyor ve o dönemde ortaya çıkan tepkilere rağmen geri çekilmek bir yana, bu yatırımları ikiye katlamayı vadediyordu.

Ve Seçin’in eli, o dönemde birçok Iraklı yetkilinin düşündüğünden çok daha güçlüydü. Bu mektuptan birkaç gün önce Rosneft, Kerkük’ten Türkiye’ye petrol taşıyan boru hattını 1,8 milyar dolara satın almıştı.

Bu satın almanın tek nedeni ticari değildi. Rosneft, petrol sektörü temsilcileri, Kürt ve Iraklı hükümet yetkililerine göre, bu hamleyle Rusya, Irak ve Orta Doğu’daki siyasi etkinliğini de pekiştirmeyi amaçlıyordu.

Reuters’a konuşan kaynaklar, boru hatlarının sahibi olmanın Rosneft’e IKBY ve Bağdat hükümeti arasında, kesintiye uğrayan petrol ihracatının normal düzeylere döndürülmesi için yürütülen görüşmelerde masada olma şansı tanıdığını belirtti.

Erbil ve Bağdat’ta bulunan üç sektör kaynağına göre, Kürt yönetiminin transit geçiş ücretlerinin Rosneft’e ödenmemesi…

Tasavvuf

0 view 9 mins
Yabende

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu haftaki cuma hutbesinde, Allah Resûlü Hz. Muhammed’in, Kur’an’ın ifadesiyle “dünya hayatının süsü” olan çocuklara meclisinde ve mescidinde daima yer ayırdığı ve çocuğun evin bereketi, ailenin umudu, toplumun geleceği olduğu vurgulanıyor.

Cuma hutbesinde, Kur’an’ın ifadesiyle “dünya hayatının süsü”, Hz. Muhammed’in diliyle de kişinin amel defterini açık tutacak iyilik kaynağı olan çocukların, ilâhî ikramın adı olduğu vurgulanıyor.

Kız-erkek ayrımı yapmaksızın her çocuğun dünyaya gelişini gönül rızası ile kabullenip onu sevgiyle ve dualarla karşılamanın herkesin görevi olduğu işaret edilen hutbede, çocukların sadece maddî ihtiyaçlarının değil, manevî ihtiyaçlarının da karşılanması gerektiği belirtiliyor.

Çocukların bir insan olarak taşıdığı onura saygı gösteren Hz. Muhammed’in, çocuk eğitimi ve çocukla iletişim konusunda en güzel rehber olduğu belirtilen hutbede, “Onlara değerli olduklarını hissettirir, yanlarından geçerken selâm verip hatırlarını sorar, sorularını cevaplardı. Kimsenin kınamasına aldırmadan onları öpüp kucaklar, bağrına basar, oyunlarına eşlik ederdi.” deniliyor.

“Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”(Furkan, 25/74)

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Cuma Hutbesinin tam metni şöyledir:

!Cumanız Mübarek Olsun Aziz Müminler

Sevgili Peygamberimiz, kendisine bir hediye takdim edildiğinde onu yanında bulunanlarla paylaşmayı ve ikrama sağdan başlamayı severdi. Bir gün ashabı ile otururken hediye getirilen içeceği ikram etmek için sağına dönmüştü. Sağında henüz küçük bir çocuk olan amcasının oğlu Abdullah b. Abbas’ın oturduğunu gördü. Solunda ise ashâbın yaşlıları dizilmiş oturmaktaydı. Rahmet Peygamberi (s.a.s) çocuğun hatırını kırmadı, sırasını atlamadı ve “İçeceği önce bu yaşlılara vermeme izin verir misin?” diye sordu. Çocuğun cevabı ise son derece akıllıcaydı. “Hayır! Vallahi senden gelen nasibim için…

Tasavvuf Analiz

0 view 22 mins
Yabende

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Uluslararası Müslüman Topluluklarla Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen “Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi” sonuç bildirgesinin okunmasıyla sona erdi.

19 maddeden oluşan ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın kamuoyu ile paylaştığı sonuç bildirgesinin tam metni şu şekildedir:

“Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi: Temel Sorunlar, Çözüm Önerileri ve İş Birliği İmkânları” başlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığının ev sahipliğinde 103 ülkeden 211 temsilcinin katılımlarıyla 16-19 Nisan 2018 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın İsmail Kahraman ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’ın teşrifleriyle Dolmabahçe Sarayı’nda açılışı yapılan bu zirvede, Müslüman azınlıkların temel hak ve özgürlükleri, sorunları ve çözüm önerileri ile işbirliği imkânları ele alınarak müzakere edilmiştir.

Son iki asırdır hızlı ve köklü değişimlere sahne olan yeryüzünde, emperyalizmin işgal ve sömürge politikaları dünya nüfusunun büyük bir kısmını açlık, yoksulluk ve sefalete mahkûm etmiştir. Bu vahim tabloyu besleyen ırkçılık, sosyal dışlama, ötekileştirme, yabancı düşmanlığı, ayrımcılık, İslamofobi gibi söylem ve uygulamalar, insan hayatını ve onurunu hiçe saymakta, insanlığın ortak ahlâki ve vicdani değerlerini tahrip etmektedir. Bu durum, insanlığın iyiliğe ve geleceğe dair ümitlerini de azaltmaktadır.

Bilhassa Müslümanların azınlık olarak yaşadığı coğrafyalarda, ırkçılık ve etnisite üzerine kurgulanan kirli ve çıkarcı siyasi projelerin artması, Müslümanların hareket ve özgürlük alanlarını giderek daraltmakta, haklarını kısıtlamakta, sosyal ve kültürel kurumlarını işlevsiz hale getirmektedir. Bu durumun düzeltilmesi adına bireysel, kurumsal ve toplumsal anlamda herkese büyük sorumluluklar düşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı, bu bilinçle hem Müslüman toplumların hem de bütün insanlığın temel sorunlarına ışık tutacak çözümler üretecek, daha güzel bir dünyanın inşasına katkı sunacak…

Ekonomi

0 view 16 secs
Yabende

Beştepe zirvesi sonrasında erken seçimin 24 Haziran’da yapılacağının açıklanmasının ardından, dövizler 5-10 kuruş dolayında düştükten sonra, Euro bu düzeylerde hareket ederken dolar günlük yüzde 0.54 arttı, Borsa İstanbul Endeksi düştü.

Erken seçim tarihinin açıklanması öncesi, 4.10 – 4.11 lira aralığında olan dolar, açıklama ile 4.0 liraya kadar indikten sonra döndüğü 4.06 – 4.07 lira aralığında, euro da, 5.07 – 5.08 lira aralığından gerilediği 4.98 – 4.997 lira aralığında hareket ediyor.

Dolar geçen hafta 4.1938 lira ile, euro da 5.1941 lira ile tarihi rekor düzeye yükselmişti.

Erken seçim kararının açıklanmasının etkisiyle 108 bin puan düzeyinden 112 bin puana tırmanan Borsa İstanbul 100 Endeksi, haftanın son işlem gününde yüzde 0.15 düşüşle 111 bin 957 puandan açıldı ve günlük yüzde 1.13 düşüşle 110 bin 819 puana kadar geriledi.

Ekonomi Analiz

0 view 2 mins
Yabende

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önerisi bir anda ülke gündemine oturmuş ve ertesi gün de Külliye’den erken seçim kararı çıkmıştı. Öneriden karar alınıncaya kadar geçen bir günlük süreç, piyasalarda olumsuz bir havanın oluşmasına neden olmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim tarihini açıklamasıyla da dolar bir anda sönüp 4 lira seviyelerine geldi. Fakat bu aldatıcı olmamalıdır. Doların bu saatten sonraki yönü sürekli aşağısı olmayacaktır. Çünkü her yıl Merkez Bankası’nın bir döviz kuru tahmini oluyor ve sizler de takdir edersiniz ki bu işleri yürüten insanlar çok tecrübeliler. Merkez Bankası, bu yıl sonu için dolar tahminini güncelledi ve 4,10 liradan 4,22 liraya çıkardı.

Seçimin öne alınması tabi ki sadece dolar ve euroda düşüşe neden olmadı. Borsa’nın da yükselmesine ve yabancı yatırımcının da iştahının artmasına neden oldu. Sadece bir gün içinde Borsa İstanbul’a 300 milyon liralık yabancı girişi gerçekleşti.

Dövizdeki düşüş petrol grubu ürünlere de yansıyacaktır. Benzinin fiyatı 5,85-5,90 aralığına inebilir. Bu arada petrol anlaşması için Türkiye’nin Sudan’dan gelen teklifi kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum. Biz sömürgeci değiliz. Gider ticaret yaparız. Sudan’dan getirtilecek petrol ülke içinde kullanılırsa fiyatlarda yine bir düşüş olacaktır.

Kültür Sağlık Bilim

0 view 36 secs
Yabende

Erzurum, Erzincan, Kars, Ağrı ve Ardahan’da gece saatlerinden itibaren zirai don bekleniyor
Erzurum, Erzincan, Kars, Ağrı ve Ardahan’da zirai don beklendiği bildirildi.

Meteoroloji 12’nci Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, gece saatlerinden itibaren cumartesi sabahına kadar 5 il çevrelerinde hafif, yer yer orta kuvvette zirai don riski bulunduğu belirtildi.

Açıklamada, zirai faaliyetlerde bulunanlara dikkatli ve tedbirli olmaları uyarısı yapıldı.

AA

Spor

0 view 5 secs
Yabende

Türkiye Futbol Federasyonu, dün akşam yarıda kalan olaylı derbi hakkında bir açıklama yaptı.

TFF’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklama şu şekilde oldu:

“Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında Ülker Stadyumu’nda oynanan Ziraat Türkiye Kupası yarı final ikinci müsabakası, yaşanan saha olayları nedeniyle hakem Mete Kalkavan tarafından tatil edilmiştir.

Müsabakanın akıbetiyle ile ilgili karar önümüzdeki hafta içinde Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu tarafından verilecektir.

Maçta yaralanan Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’e geçmiş olsun dileklerimizi iletir, acil şifalar dileriz.”

Öte yandan TFF’nin bu maç hakkındaki nihai kararını önümüzdeki hafta çarşamba günü yapacağı toplantıda vereceği bildirildi.